Öfke vs. saldırganlık aradaki ince çizgi
- 17 Nis
- 2 dakikada okunur

Öfke vs. saldırganlık aradaki ince çizgi
Ülkemizde peşpeşe yaşanan iki saldırıda bize artık göz ardı edilmemesi gereken toplumsal bir meselenin varlığına işaret ediyor.
Ergenlik dönemi her duygu gibi öfkenin de çok yoğun yaşandığı zorlu bir dönem. Öfke duygusu olumlu ifade edildiğinde, problem çözme, adaleti sağlama, etkili iletişim kurma, sınırların ifade edilmesine böylece daha sağlıklı ilişkiler kurmaya yarar. Bu nedenle çocuklarınızın öfkesinden korkmayınız! Onlara öfke duygularını sağlıklı bir şekilde dışavurumları için model olunuz, yaşamalarına izin veriniz.
Saldırganlık ise bir kişiye, nesneye veya canlıya zarar verme niyetiyle yapılan sözel ve fiziksel davranışlardır. Öfkenin sağlıklı dışavurumunu öğrenen bir birey saldırganlığa başvurmaz. Ancak; kendisi şiddete maruz kaldıysa ya da tanık olduğu bir evde yetiştiyse, dezavantajlı sosyoekonomik düzeye sahipse, kabul gördüğü, sevgi ve sıcaklığın olduğu bakım verenlere sahip değilse, kişi kendini kabul ettirmek, üstün olmak, bir gruba ait olmak adına saldırganca davranışlarda bulunabilir.
Günümüzde sosyal medya, ana akım medyadaki diziler, sanal ortamlarda oynanan şiddet içerikli oyunlar, caydırıcı cezai yaptırımların olmamasının etkisiyle şiddeti normalleştiren bir nesil yetişti. Çünkü ergenlik dönemi tam da bireyin kimliğini oluşturmak için çeşitli denemeler yaptığı, kendilik kabulünü sağladığı, ait hissettiği bir ortama en yoğun ihtiyacın yaşandığı dönemdir.
Peki, bu şiddet sarmalının içinde çocuklarımızı korumak ve onları sağlıklı bireyler olarak yetiştirmek için neler yapabiliriz?
· Duygulara İsim Verin: Çocuğunuz öfkelendiğinde 'Neden böyle yapıyorsun?' diye sorgulamak yerine, 'Şu an canının sıkıldığını ve öfkeli olduğunu görüyorum' diyerek duygusunu aynalayın. İsimlendirilen duygu, kontrol edilebilir hale gelir.
· Dijital Dünyaya Misafir Olun: Onların oynadığı oyunları, izlediği içerikleri sadece yasaklamak çözüm değil; bu içeriklerin gerçeklikten farkını onlarla tartışın. Şiddetin bir 'seçenek' olmadığını, sanal dünyanın sonuçlarının gerçek hayatta geri döndürülemez olduğunu konuşun.
· Sınırları Sevgiyle Çizin: Disiplin, cezalandırmak değil; öğretmektir. Kuralların neden var olduğunu anlatın ve bu kuralları tutarlılıkla uygulayın. Belirsizlik, ergende kaygı ve öfke yaratır."
Kırmızı Bayraklar (Ne Zaman Dur demeli?) Hangi noktada profesyonel destek almalısınız?
· Çocuğunuz içine çok fazla kapandıysa ve sosyal çevresinden tamamen koptuysa,
· Hayvanlara veya eşyalara zarar verme eğilimi gösteriyorsa,
· Şiddet içerikli eylemleri takdir eden, bunlara hayranlık duyan bir dil geliştirmişse,
· Uyku ve iştah düzeninde aşırı değişimler varsa; bu bir 'ergenlik krizi' diyerek geçiştirilmemeli, mutlaka bir uzmandan destek alınmalıdır.
AÇIKLAMA: Sonuç olarak; şiddet bir sonuçtur. Bu sonucu değiştirmek için sebeplerin köküne inmeliyiz. Bir gencin eline silah veya bıçak almadan çok önce, o elin tutulmaya, o kalbin duyulmaya ihtiyacı vardır. Okul saldırıları sadece güvenlik kameralarıyla veya aramalarla engellenemez; bu saldırılar ancak şefkatle örülmüş bir aile bağı, adil bir toplum yapısı ve duygusal okuryazarlığı yüksek bir eğitim sistemiyle önlenebilir. Çocuklarımıza öfkelenmemeyi değil, öfkelerini bir yıkıma dönüştürmeden yönetebilmeyi öğretelim.Unutmayın; görülmeyen, duyulmayan ve kabul edilmeyen her duygu, bir gün yüksek sesle patlar. Gelin, o ses yükselmeden biz onları duyalım."
Yorumlar